Son yıllarda artan ithalat ve ihracatı ile birlikte ekonomik hacminin de genişlemesiyle, Türkiye hem batı ülkeleriyle hem de hali hazırda ticari faaliyetlerini yürüttüğü ülkelerle ilişkilerini daha da yoğunlaştırmak istemektedir. Gerek devlet nezdinde gerekse özel sektör bazında bağlar kuvvetlendirilmeye çalışılmaktadır. Özellikle Türk şirketlerinin dünyaya açılmaya başlaması ve faaliyet alanlarını genişletme çabaları yabancı dilin önemini bir kez daha insanlara ve yöneticilere hatırlatmıştır. Bu yüzden kimi yöneticiler kendileri yabancı dil öğrenmeye çalışırken kimisi de karşı tarafla iletişimlerinin kurulmasında “her zaman” can simidi görevi gören tercümanlarla çalışmaya devam etmektedir.
Bilindiği üzere ülkemizde üniversite ve bunlara bağlı olarak açılan mütercim tercümanlık bölümlerinin sayısı da artış göstermiştir. Söz konusu bölümlerin öğretim görevlisi ihtiyacını devlet kurumları karşılamak için belirli kıstasları göz önüne alarak (YDS,ALES,AKADEMİK ORTALAMA) istihdam oluşturmaktadır. Dolayısıyla tercümanlık bölümlerinden mezun olan öğrenciler bu kadrolara yerleşebilmektedir.
İkinci olarak mezun öğrenciler özellikle bakanlıkların KPSS (A) sınavı yoluyla memur temin ettiği tercüman kadrolarına girebilmektedirler. Ayrıca yine KPSS (B) sınavı yoluyla bir sene içerisinde dört kez atama yapılmak üzere az da olsa tercümanlara kadro ayrılmaktadır. Bu kadrolar genellikle İngilizce mütercim tercümanlara tahsis edilmektedir fakat, günümüz tercümanları devlet memurluğundan ziyade özel sektörde iş bulabilmektedir.
Özel sektörü ele aldığımızda tercümanlar özellikle büyük şehirlerde tercüme büroları vasıtasıyla mesleklerini icra edebilmektedirler. Son yıllarda internet üzerinden iletişimin daha da kolaylaşmasıyla freelance tercümanlık daha popüler hale gelmiş ve birçok tercüme bürosu tam zamanlı tercüman çalıştırmak konusunda sıkıntı da yaşamaya başlamıştır. Ayrıca kendilerini çeşitli konularda yeterli gören tercümanlık, dilbilim ve edebiyat bölümü mezunları kendi bürolarını açmakta ve işlerini yürütebilmeleri halinde kendileri de istihdam sağlamaktadır.
Yazılı tercümanlığın yanı sıra tercümanlık mezunları aynı zamanda turizmde de çalışabilmektedir. Deniz ve sahil turizminin yanı sıra son yıllarda artan kültür ve doğa turizmi ile istihdam edilen tercüman sayısı da artmıştır. Nevşehir’den Alanya’ya Antalya’dan Trabzon Uzungöl’e kadar geniş bir coğrafyada birçok dilden tercüman iş kovalamaktadır.
Tüm bu olumlu gelişmelere rağmen yazımızın sonuna kocaman bir ANCAK koymak zorundayız. ANCAK ülkemizde TERcümanlar maalesef ki akıttıkları TER’in karşılığını alamamaktadır. Özellikle bu işi amatörce yapan “tercümanlar” sayesinde piyasa değeri düşmekte ve alanında tecrübeli insanlar hak ettikleri ücretleri alamamaktadır. Özellikle tercümanlar arasında resmi ve kuvvetli bir birlikteliğin henüz oluşmamış olması bu durumun sürekli pasif kalmasına neden olmaktadır.










WhatsApp ile Hızlı Teklif Almak için Tıklayın